-
“peçeteyi çöpe atabilirsin / oradaki her şeyi unuturuz” | Doğukan Türköz’den bir şiir.
yüceler yücesi sıvı sabun elim çöp suyu kokuyor sıvı dökülmeye başladıktan sonra dökülen kısımları peçeteyle silebilirsin veya kurumasını beklersin ama bu zaman alır defalarca sıvının üstünden geçersen hiçbir nemlilik kalmayabilir buruşturulmuş peçeteler zeminde birikir bu görüntü sana dökülen yerleri hatırlatır peçeteyi çöpe atabilirsin oradaki her şeyi unuturuz hiç alakası olmayan nesneler üst… — oku
-
Michael Snow’un So Is This’i: Anlamın Hareketinden Hareketin Anlamına ve Gerisin Geriye | Hasan Cem Çal
Michael Snow’un So Is This’ini nasıl açımlamalı? Bir yapısal film olarak mı? Belki, zira bu, her yapısal filmin yaptığı gibi, film izleme deneyimini özdüşünümsel kılan, yani film izlerken film izlendiğinin farkında kılarak “filmin maddesi” üzerine düşündürten bir film. Ama bir yandan da bundan ibaret durmuyor; amacı ve derdi, filmin film olduğu ve başka da bir… — oku
-
“Eastwood’um lafı hiç evirip bükmem, / Boş rüya uğruna gözyaşı dökmem.” | Mahir Taşyurt’tan bir şiir.
İKİ DOST İKİ DELİ KURŞUN Aldı David Lynch I. Twin Peaks dedikleri dumanlı yüce, Gönlümü düşürdüm derin bir güce. Kirazlı turtayı yerken bu gece, Aklımı başımdan aldı o peri. II. Odunlu Kadın’ın derdi derindir, Kırmızı odalar şimdi serindir. Ajan Cooper der ki: Sevdiğim sendin, Mavi gül takınmış, sallar boynunu. III. Çamların kokusu… — oku
-
“1873’ün paris’inde yaşamak ölmek isterdim / rimbaud’ya bir çocuk baba olarak babasızları ortada bıraktın derdim” | Levent Karataş’tan bir şiir.
piknik hiçbir şey yazmamak üzere oturdum ağacımın altına köklerine yerleştirdim gövdemi dua ettim piknikte evlenmek için bir dal kırıldı korkuyla diriltti çıt sesi varlığımı çiçekli dalın düşüşü tanrı’nın kırgınlığının işareti hiçbir günah işlemeden günahkâr sayıldığımdan “bil ki dağlardaki karlar kadar temizim ben” bir yeşilçam filminden bu yakarış kimseler görmedi kalbimdeki dişi meleği annemin… — oku
-
“Dışarıda kalmayı abartma / herkesin varoluşu bir yapı inşa limited şirketi.” | Rahman Yıldız’dan bir şiir.
Deus Ex Machina 016: Romeojilet. ROMEO: Bulduğum şeyin aradığım şey olduğundan emin değilim. Şimdi eve mi dönmeliyim? Ev çocukluğun şantiyesi, değil mi, dönemem. Süt üreten lobüllere dönemem. Alınmayı bekleyen büyük karara, köke yakın dallara, o bavul telaşına. Dönemem, ev bir imge. Hem ben de imgeyim artık ev için. Eşyanın hafızasındayım. Orada, junior… — oku
-
“Çünkü bir an gelir, herkes önüne bakar / Bu da benim önüm der,” | Ayşe Görkem Kozanoğlu’ndan bir şiir.
Önüm Var Günlerden birine kalktım Günlerden birine kalktım Aşmayacağım dağa bakmadım Geçip yürüdüm Kalkmakla yaşamak arasından Sonra büründüm yine sessizliğe Yaşam denen kanser nüksetmesin diye Bu kadar kötü haber Bu kadar şiirsiz dünya Bu kadar şiirsiz, takır takır Ekranı kapattım Anneannem radyoyu kapattı bir gün, yirmi beş yıl önce Büyük babam… — oku
-
“eş parçalar için bölünen ve kalıplanan / yumuşacıklığı uzayan kimi geceler,” | Eren Burhan’dan bir şiir.
Akustik Akuamarin İnceltilen cevher titreşimli masalarda kuartz damarlı şişkin ve nano mikroskobik ölçütte her okşamayla örülen uzam gibi platin, altın filizi saçlarında eş parçalar için bölünen ve kalıplanan yumuşacıklığı uzayan kimi geceler, uykulu gözlerini dalgalara dönüştüren akustik zerre, pul, tane arasında bir kıvılcım ateş seni bir ‘’anataş’’ yapar ateş, genliğinin zaman, ufuk hattının pamuklu… — oku
-
‘Şeyler Kitabı’ Üzerine Tezler – 2 | Mikâil Söylemez
DİL – ANLAM OLANAKLARI [1] Şeyler Kitabı’nda anlam, metnin taşıdığı referans yükünden bağımsız ve nötr bir ilişkisellikten hareketle söz konusu olur. Berk, metne taşıdığı her kesiti bir ‘anlam’ üzerinden aktarmak yerine, söz konusu kesiti verili anlam yükünden arındırılmış bir ‘karşılık’ üzerinden iletmeyi hedefler. Bu aşamada esas mesele ‘anlamlandırmak’ değil, doğrudan göstermektir. Böylelikle… — oku
-
“Karacaoğlanım ben sesler duyarım,” | Tahsin Aladağ’dan bir şiir.
Karacaoğlan Der Ki وَيَقُولُونَ اَئِنَّا لَتَارِكُٓوا اٰلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَجْنُونٍۜ[1] I. Yoksulluk “Karac’oğlan eski meseldir Biz şair saymayız öyle ozanı” -Aşık Ömer Karacaoğlanım ben sesler duyarım, benim hakkımda, ince dillerden Suratım döner gider Kablolar sarkar, sarkıtır darağacında büyüyen aşıklar sahnesinde Elektriklenir gönlüm Tellerle dirilir av kuşları Bir yaralı elektrik akar gider kent meydanlarının… — oku
-
“Benim olmamanla değiştim” | Ozan Utku Akgün’den şiirler.
GÖNDERMELER: NÂZIM Gönderdiğin beyaz donu, atleti aldım Hâlâ sıcaktılar- atlete bir iz Bıraktım -pamuk otum- bakar bakar ‘Seninim’ dersin Tahta kaşıkla dansa kalkan bu Şen vatan bizi sevmedi Kara saban, ekilmemiş toprak, Karıların ağlayan beli… Bir iptir bunlar, kara keçim, çekiverdin mi Moskova’da nezle olmuş Bir kızın kalbi sökülür Böyle bitişiktir dünya… — oku

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.