-
‘Şeyler Kitabı’ Üzerine Tezler – 3 | Mikâil Söylemez
DENEY FİKRİ [1] Ş.K’de görsel anlatının öne çıkardığı iletişim olanağı, söz-anlam ilişkisinden önce devreye girer. Bu aşamada öznenin konumu, dış dünyada karşılaşılan şey ve durumun yerli yerine oturtulması bakımından belirleyici olur ve şeylerle kurulan diyalogu etkileyip dönüştürebilir. Buna bağlı olarak, metin içerisinde karşılaşılan görsel düzenlemeler anlam olanaklarından önce, doğrudan görsel anlatının iletişim yöntemini… — oku
-
“basenime eleştiri” – “kalçalarıma saygılar” / Fatima Malik ve Lucille Clifton’dan bakışımlı birer şiir (Çeviren: Ahmet Güntan).
Pakistanlı yazar Fatima Malik’in Basenime Eleştiri şiiri, Langston Hughes’un keşfettiği Amerikalı siyahi şair Lucille Clifton’ın kalçalarıma saygılar şiirine ithafen yazılmıştır. Basenime Eleştiri Fatima Malik —Lucille Clifton’a ithafen Bir sonraki tren için peronda çok beklemem umarım— buradaki kalabalığa göre fazla kalınım, dikkat çeker, asansörde arada kayboluyorum, nenemin son günlerini hatırlıyorum teyzem duştan sonra onu giydirirdi hâlâ… — oku
-
Videosonografi: Tracey Emin’in Video-Şiirlerine Dair | Hasan Cem Çal
Tracey Emin’in video-şiirlerinin ilginçliği aynı anda iki sebepten ileri geliyor: videoların hareketli görüntülerden oluşmaması ama bir yandan da içermiş oldukları kelimelerin, diyelim ki imgelerin ya da görselliklerinin okunaksız oluşu. Bir bakıma ne video ne de şiir bu işler, daha ziyade iki imgesel mecra/sanatın kesiştiği noktanın alt sınırında, asgari limitinde konumlanıyor gibiler; birer “altta/arada-video-şiir”ler diyelim. … — oku
-
Meeting / Buluşma, photoinstallation, Tarık Günersel 2017
-
“Bir çembere sıkıştırılıp kuşatılmış kafamın içini / bir baltayla yarıp dışarıya çıkıyorum,” | Elvin Eroğlu’ndan bir şiir.
Uğur Böcekleri ve Kelebekler Bu sabah, kafamda uğurlarımla uyandım. Bana sanrılar gördüren, sessiz ve küçük şeyler. Çocukken bir aile toplantısı sırasında, dedemin kafasında uğur (ur) olduğunu söylediklerini duymuştum. “Doktor kafasında uğur (ur) var dedi.” Dedemin kafasında, uğur böcekleri mi? “Hem sağ hem de sol tarafta iki tane.” Beraber yaşayan iki uğur (ur), nura benzeyen… — oku
-
“Modernizm”den Sonra ya da İzmirli Ahmet | Musa Günerigök
Yayıncının Notu: Musa Günerigök’ün yazısı, Yol Çiçekleri – Ahmet Güntan’a Armağan kitabındaki yazısının tam versiyonudur. Yazıda yazarın yazım tercihleri uygulanmıştır. “Modernizm”den Sonra ya da İzmirli Ahmet Önce Gerçek Vardı Milletli ve devletli Dîvan şiirinin saltanatı yıkıldığından bu yana şiirimiz irili ufaklı birçok değişim geçirmiştir. Bunların kimileri şiiri yatay yönde çeşitlendirirken kimileri de beliren… — oku
-
“ama sonra sabah oldu ve güz oldu / ablam yanımdan kalkıp gitti” | İlker Hepkan’dan bir şiir.
akşam güneşi içimden geçiyor akşam güneşi içimden geçiyor upuzun koridorlardayım upuzun beklemelerde üşüdüğümü söylüyorlar ama ben hatırlamıyorum akşam güneşinin rengini hatırlıyorum sadece ondan kaçmamayı iyi biliyorum bir güzelliğim var elimde sinekle oynuyorum annem yapma diyor vızıltısına kaçıyor aklım gelecekten korkmamayı o zaman öğrendim herhalde sinekle oynuyorum bu sefer o yapma diyor elim şişiyor… — oku
-
“bir ekmeğin guduğu kadar eski, köylü / ve unutulmuş cinayetler bunlar” | Suat Baran’dan bir şiir.
çamlık hayat dolu bir insan değilim, olmadım da masamda devrili su şişesi, kahve kokusu sinmiş boş fincan, kirletilmiş kağıtlar elini uzatıyor; hayat dolu değil, hayata uzanmış, zorla içine alınmış bir kapsül olduğumu söylüyorlar bana. tınılar eski bir çam ağacının kozalakları gibi camdan cama bana bakıyor, siyah bir lale yoksa kara mı demeli, işte… — oku
-
“Hatun Hâkan kendini o gece ilân etti.” | Monica Papi’den bir şiir.
Kimse Aşkına onun kadar sahip çıkamazdı şimdi bir hayvana binmiş hanım, an sana üstünlük veriyor, kutsal buyruklar; ve sen işte böyle davranıyorsun. bütün büyük ayinlerimizde sen varsın. ama kim anlayabiliyor seni gerçekten. Enheduanna Kimse atını kuzeye doğru sürmüyordu. ama o dedi ki, ben burayı dolaşacağım, daireden çıkan süvari olacağım. korkusuzum.… — oku
-
Dünyasonu | Jakob van Hoddis
Jakob van Hoddis, tek bir şiirle döneminin şiirini yepyeni bir kulvara kaydıran nadir şairlerden biri. Dışavurumculuğun başlangıcı kabul edilen meşhur sekiz dizelik “Dünyasonu” (1911), yaklaşan Birinci Dünya Savaşı’nı sezen bir kuşağın âdeta ortak parolasıydı. Jakob van Hoddis’in Türkçedeki bu ilk kitabı o efsanevi şiirin etrafında genişleyerek Weimar dönemi öncesindeki Berlin’in tekinsiz sokaklarını, flanör, grotesk ve… — oku

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.