Şiir direnirse kazanacak.

çamlık

 

hayat dolu bir insan değilim, olmadım da

masamda devrili su şişesi, kahve kokusu sinmiş boş fincan,

kirletilmiş kağıtlar elini uzatıyor;

hayat dolu değil, hayata uzanmış, zorla içine alınmış

bir kapsül olduğumu söylüyorlar bana.

 

tınılar eski bir çam ağacının kozalakları gibi

camdan cama bana bakıyor, siyah bir lale

yoksa kara mı demeli, işte bak uçmakta.

 

çamlıkta büyüyen cinayetler, sonu olmayan girişler,

bayırlar ve düşüşler, kovalamaca yok eminim.

beyaz atlet de yok eminim.

sadece duyuyorum, o kadar.

bir ekmeğin guduğu kadar eski, köylü

ve unutulmuş cinayetler bunlar

benim aradığım ama her seferinde

yine çamlıkta kaybettiğim kemikli sahneler;

içlerinde cüceler yürüyor tepelerde ufak ufak,

tepeler yükseldikçe aşağı doğru dereler akıyor,

hayat dolu değil de, gece dolu, yalnızlık dolu,

dere dolu, tatlı çay dolu,

otlu peynir dolu, karadeniz dolu bir insan yavrusu;

bir türlü ejdere dönüşemiyor,

oysa onun ölümü ne güzeldi, kavuşma vaat ediyordu.

işte böyle kırık, işte böyle dökük.

ötesi pek de yok gibi.

 

Şiir direnirse kazanacak. sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin