İki kontrgerilla
Yolda köpekler gördün
Ve sahiplerini
Gülüyorlardı
Şarkı söylüyordun
Ve dinliyordun da
Üstünde yeşil bir mont vardı
Ayaktaydın yürürken
Omurgan dikti
Ve kollarını sallıyordun
Aklından bir şey geçiyordu
Cebinde sigara paketi
Gönlünde bir ur
Gözünde ise uyku
tırnak uçlarınla kaşırdın enseni
kuş yoktu
soluk soluğaydın
güzel bestelerin vardı
sürekli irtibat halindeydin
dengesizliğinle
konu çiçek olunca
dünyalara sığmazdın
annen bir bisikletti
yalın ayak dolaşırdın camilerde
konuya nereden gireceğini iyi bilirdin
ağzın sarımsak kokardı
yüreğin misketti sanki
seninle oynamak işime gelirdi
seni doğramayı severdim
viski içerken seni izlerdim
seni bulurdum parklarda
konuşurken salaklaşırdın
sen hiç okumazdın
hep çöp dökerdin geceleri
sana bir gömlek almak istedim
sen yoktun
korku salardı bok yiyişin
senin verdiğin oylarla dalga geçerdim
cafedeki içimde
ben yoktum omuzlarında
iki melektik biz iki kontrgerilla
mehmet ali birand belgesellerinden farksız değildik belki de
odunumuz olumsuzdu
seni son gördüğümde
üniversitedeydin
bir sinek eşlik ediyordu sana
başına gelen her şeyde
asit vardı
ve arap olduğunu
neredeyse unutmuş gibiydin
saddam’a benzediğin ortadaydı oysa
sana düğün salonunda
küfretmemi unutamam
toki’yi bırakmıştın
başka birçok alışkanlığını da
gecelikle uyurdun
ve ölüydün
10 Temmuz 2026
