Şiir direnirse kazanacak.

Manevi güce ihtiyaç duyan bir Türk, fişini daima toplum prizine takar. Kemal Tahir bunu bizim süregelen biricikliğimiz olarak beğenir, benim gibi safdiller de Kemal Tahir’in bu yüceltmesine inanır. O prizden gelen manevi gücün sürgit devam etmediğini, devam koşullarının ne kadar ağır olduğunu anlaması bir ömür sürer. Yüceltilen şeyin— yani kerim toplumun beni yalnız bırakmamasının [ yalnız kalmamamın değil, yalnız kalamamamın ][1] sonunda iyi bir yere varmadığını çok geç anladım. Seni sarıp sarmaladığına inandığın toplumun seni feda etmesi başka hiçbir kıyıcılığa benzemiyor— muş, bugün anladık. Yalnızlıktan bu kadar çok korkmamalıymışım— korkmamalıymışız. Bugünü görebilmeliymişim— görebilmeliydik. Bugün etrafına çıplak gözle bakacak kadar cesur olan herkes gördüğü paçozluk karşısında bu pişmanlığı duyar. Ben duyuyorum, o yüzden daha fazla vakit kaybetmemek için kendi gündemimi ülkenin gündeminden ayırdım. Ülke gündemi hakkında düşünen, hele bunu matbuat köşelerinde yazıya dökmeye çalışan insanların çaresizliğine duyduğum üzüntüyü kendime duymak istemiyorum. Kimse ülkesi için her gün yazı yazanların durumuna düşmesin, bunu düşmanım için bile istemem. Gündemden kopuş yolunda henüz varamadığım ama gıpta ile andığım tavır Kafka’nın 2 Ağustos 1914’te günlüğünde aldığı tavır: Almanya Rusya’ya savaş açtı—Öğleden sonra yüzmeye gittim. Ben de toplumdan kopup hayalî ıssız şehrimde— Reykjavik’te, soğukta yaşadığımı ilan edeli üç yıl oldu.[2] Birey bende belki şimdi başlıyor. Eğer Olimpos’un tepesinde, büyük bir aynada kendi tanrılığını kendi seyretmekten memnun tebaasız bir Zeus değilseniz, beyninize küçük yaşlarda yerleştirilen toplumdan medet ummak çipini çıkarmanın ne kadar zor olduğunu bilirsiniz. Ben ne yazık ki o Zeus’lardan değilim, zorlanıyorum. Etrafımda dönen tehlikeden kendimi korumak için, bana ülke gündemini takip ettiğim hissi vermeyecek kadar az bir miktarda gündemle ilgileniyorum, gündem başlıklarına göz gezdiriyorum. Aynı zaman akışında Hürmüz Boğazı hem açılmış hem de kapanmış oluyor— dünya bir büyük İkinci Yeni ortamında, büyük ima şişliğinde yaşıyor. Son günlerde gündemle ilişkimde bir değişiklik olduğunu fark ettim. Bu son değişikliği tuhaf buluyorum. Yıllardır ekşisözlük okumuyordum. ekşisözlük’ün gündemi bana Eski Roma’daki arena gündemini hatırlatıyordu, gladyatör kapısından girince ya öleceksin ya da öldürüp yaşayacaksın. Şair Susan Stewart kendisiyle yaptığımız söyleşiyi YouTube’a koymamızı istemediğinde nedenini sormuştum. Başparmak yukarı, başparmak aşağı— bunu sevmiyorum demişti. İlk çıktığı günden beri okuduğum ekşisözlük de son yıllarda bana halka açık idamların yapıldığı, vuruşkan gladyatör dramalarının yaşandığı, dış dünyadan yüksek duvarla ayrılmış, kendi gerilimi kendine bile fazla gelen kültürel inatlaşmanın yer aldığı bir arena gibi geliyordu. ekşisözlük duvarları içinde doğan düşünce epeydir orada ölüyordu. Tıpkı X gibi. X’te doğan X’te ölür— yaşadığından dışarıdakilerin haberi bile olmaz. Değer verdiğim bazı insanların düşüncelerini hâlâ sosyal medyada duyurmalarını düşünceleri olan insanın günümüzdeki çaresiz yalnızlığı olarak algılıyorum, anlıyorum ama bu zayıflıklarını kabul etmiyorum. Son günlerde bende bir değişiklik oldu, ara sıra girip baktığım ekşisözlük’te başlıkları rahatsız olmadan okumaya başladım. X hesabım olmadığı için oradaki dövüşleri pek izleyemiyorum ama önüme düşen iletilerden gördüğüm kadarıyla X bana çok zavallı geliyor. Bugünlerde ekşisözlük ( en azından başlıklarda ) eski gerilimini kaybetti. Bu yazdıklarımı 2026 yılının Nisan ayında yazıyorum, bu tarih itibarıyla gazetelerde okuduğum haber başlıklarındaki gerilim ekşisözlük başlıklarındaki gerilimi geçti. ekşisözlük’ün geride kaldığı tescillendi. Bu yeni bir şey. Karanlık bir şey geliyor demek ki, ya da geldi, burada. Kıyamet haberciliği değil bu yaptığım. Karanlığı gördüğüme göre karamsarım— karamsar olduğuma göre güçsüzüm. Nietzsche’nin sorduğu soruyu sorayım: Güçlülüğün kötümserliği var mıdır?[3] Türkiye’de bugün kendini güçlü hisseden kim kaldı? Arenadaki dramatik gösteriler sokaktan daha az gerilimli olduysa böyle bir toplumda kim kendini güçlü hissedebilir? Sarmış yine âfakı [ … ] bir dûd-i muannid.[4] Ginsberg’ün şiirinin adını neden Uluma koyduğunu şimdi anlıyor muyuz? Ulumak[5] istiyoruz, ama Yeni Türkiye dedikleri açık arenada Ginsberg’ün 1956 yılında uluduğu gibi şikâyet dolu ulumak yasak. İki ayrı Türkiye yok, bugünkü Yeni Türkiye dünkü Eski Türkiye’nin baştan çıkmış hali. Bugün var olan herkes dün de vardı, şimdi herkes yer değiştirdi. 1990’larda herkesi büyüleyen tarihi tersinden okuma için girişilen toplu cingözlük toplu bir deliliğe, toplu şeytanlığa yol açtı. Masum bozulmamış halk karaşınlarına tapma, bu tapınış ile gelen yaratıcı isteri sonunda bugünkü baştan çıkmış Türkiye’nin zeminini oluşturdu. Şimdi yine tarihi ancak bize anlatılanı tersten okursak anlayabiliyoruz. Göreceliğin bu kadar sürüm kazanması beni boğuyor, içimi bir sıkıntı kaplıyor. Düşüncede etnisitenin icadını yaşıyoruz âdeta— herkesin kendine özel Türkiye’si kendine. Kendini haklı hissetmek için tek bir yol var: İsmet Özel olmak. O doğduğu günden beri haklı, arenanın asla yenilgi kabul etmeyen ezelî galibi, kendi deyişiyle şuur delisi. Biz ölümlüler ise katlanmaktan başka bir şey yapamıyoruz. Gözünü kapatıp zihnindekilere yoğunlaşırsan bu kadar dünyevî dert arasında gerçeklerden kopmuş sayılırsın, gözünü aniden açtığın zaman tartışmasız orada, gözünün hemen önünde, yakınında duran şeylerle ilgilenen daha başka bir zihne odaklanırsan insan zihninin kadim görevini basit basit şeylere indirgemiş olursun— arenadan kaçamıyoruz. Hep kabahat hep kabahat— günümüzde suç her an her yerde bizimle.

 

 

[1] Doğulu insan, eğer deli değilse, kişisel dramı içinde uzun boylu yalnız kalamaz— Kemal Tahir, Notlar/Sanat Edebiyat.

[2] Toplum… Senden çok sıkıldım.  

[3] Friedrich Nietzsche, Tragedyanın Doğuşu, TİB Kültür Yayınları, 2019.

[4] Sarmış yine ufukları[ … ] bir inatçı duman— Tevfik Fikret, Sis.

[5] Köpek, kurt, çakal vb. hayvanlar uzun, iniltili, ağlar gibi bir ses çıkarmak— TDK Sözlük.

Şiir direnirse kazanacak. sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin