DÜNYA YANARKEN EGZAMAYA HAMETAN SÜRMEMEK.
Hiçbir şeylerin ülkesinde,
hiçbir şeyin gecesinde,
bir savaş, hatta birçok savaşla beraber
viskimin yanına Iqos’um için Terea arıyorum.
Komşuma mesaj attım,
“Sende fazladan Terea var mı?” diye,
“Viskimin son iki kadehinde bana eşlik edecek.”
Daha doğrusu zihnimdeki kalabalığa eşlik edecek bir paket.
Benim canım Terea’m.
Dünya yanıyor cayır cayır,
iş arıyorum fellik fellik.
Kötü bir kadın var hep kafamda,
kavga ediyorum onunla.
Kişisel bir kavga değil aslında ama
her şey gene de biraz kişisel.
Kişisel olan kısımda kibrim devreye giriyor
Ve CAHİL diyerek geçiştiriyorum orayı.
Cahil, kötüdür.
Cahil, vicdansız.
Cahil etik yoksunudur demeyeceğim,
Cahil ne bilir etik?
Cahil, Allah belanı versin!
Cahil bunu da duyunca, “Yarabbi şükür” der.
Ellerimin üstünde egzamam var,
kollarıma doğru yayılıyor.
Bilerek Hametan sürmüyorum.
Belli ki, zevk alıyorum o görüntüden.
Derimin bozulmuş hali, kabarmış,
Acıyor da.
Hoşlanıyorum içten içten.
Hâlâ aklım Terea’da,
cevap gelmedi komşumdan daha.
Ben de zaten son iki kadehin bir kadehini yarıladım.
Ama gene de aklım Terea’da.
Tütünü bırakalı oldu bir yıl,
yerine geldi elektronik olanı.
Şimdi savaş var komşuda
ve ben senin peşine düştüm komşudaki Terea.
Derim büzüşmüş, kabarık ve kızarık, acıyor da.
Arıyorum kendime,
münasip bir iş ve kendime ait bir oda.
5 Mart 2026
