Şiir direnirse kazanacak.

“BU ŞİİRİN ADI KÖPEKLEME OLSUN MU?”

 

kuma değiyor ayakları

plaja, biraya, şarkıya

gümüşten kolyesi ve zarif

antik kahramanlardan birinin silüeti kazılı üstüne

demir gibi, kolyesine, kolyesinde namahrem eller

geziyor. dur durak bilmeyen namussuz parmaklar

şahdamarını sıkıyor terbiyesizce, kırmızılı bir rüyanın başrol oyuncuları.

aşklarının güçlü bir ispatı, çerçeveli bir an. plajda oluyor her şey.

kimsecikler yok ki

sıcakta mayışan ve plaj tuvaletinin dibinde uyuklayan köpek dışında

kirli ve büyük. ha bir de emekliliklerinin tadını nasıl çıkaracağını bilmeyen

iki yaşlı kadın. güneş kremini içiyorlar sanki. onların gözünde

tarumar bir çift gözlük. onlar göremez. onları benden başka kimsecikler

bilemez. yüzlerindeki sahtekar şehvetin derisini ben çizerim

aya bakıp sigara içerken. çıkan her bir duman parçasında

zaman denen illetin melanetini ben duyumsarım tüm organizmamla

ve tabi ki endoplazmik retikulum.

aşkın oynak, kabile dansı ritmiyle harlanan bir büyü olduğunu

ben görürüm onların gözlerinde, tıslamalarında, hırlamalarında, ohlamalarında, ahlamalarında

basit bir cinsel ilişki değildir, karşılıklı mastürbasyonların en kutsal olanı ya da

yaprak sarma üstüne içilen öğlen rakısı hiç değil penetrasyonun

kadim ama aşağılık yüzdüşümleri. onların yüzü yok ki. onların yüzüne

attırıyorum her sinirden deliye döndüğümde. kıskançlığın uğultusu

bir mensur mahlukat halinde kabzasında bedenimin, derimdeki turnusol kağıdında.

ege’nin koynunda yatıyor merhametim, memelerim

ve ağdası gelmiş göğüs kıllarımla beraber.

antik bir rum köyünün şafağında, zeytin ağacına asılı, toyluğun zekatını veriyor

seherde, bir şair köy meydanında çırılçıplak dolanırken

delilik ve velilik metamorfoza uğruyor bir derviş mağarasında.

bak merhametinde üşüyorum işte

-sen delisin.

feridun1 bak işte, avuçlarımda dudaklarının buzul tadını saklıyorum.

birbirine girmiş eski telefon kablolarını hatırlatıyordu saçları bana

suda düzleşen elektriğimsi, onları ben yatıştırıyordum

-suda, ıslak ve utanmazken.

 

 

[1] feridun benim yaverim/ nefesi mentollüdür/ ama daima elinde cigarasıyla gezer/ ben onu köpekleme s*k*ş*rken değil köpekleme yüzerken doğurdum bir tayın sırtında/ übermensch kıyılarında.

 

Şiir direnirse kazanacak. sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin