SAFHALAR.
Yaşlı, anlayışlı bir adam— çekmecelerinde her şey yerli
yerinde, tastamam. Bir gece, ömrünce biriktirdiği her şeyi
serdi önüne. Gelmedi beklediği an— bulut gibi sarmadı
dünyayı çekmecelerde biriktirdiği zaman— meğer kocamış
Anlam. Anlam, her şeyi içine almaya alışık olan. Kalksam,
kaçsam, bunlardan kurtulsam, hepsini atsam. Parçalar
arasındaki ilişkiden doğan— sinemada seyredilen zaman.
Karşıdan O geliyor. Olaylar, olaylar— sonra beni terk ediyor.
Filmik zaman. Safhalar.
Sonra kahve fincanı, pencere, sabah olmuş. Parçalar
birbirini kendi seçip bulmuş. Safhalar sonradan algılıyor
bunu, şaşırıyor hepsi— nasıl buluştular? Nasıl oldu da
safhalardan biri oldu o tek safha kendini bilmeden?
Açılan kapılardan girdi yaşlı, anlayışlı adam. Artık
kaçamam, vakit yok, ne olduysa oldu. Çobanı yok
edemezsen kaybolmaz çoban, kalır çoban çeşmesi.
Evet Ahmet Güntan, her şeyi unutabilirsin, biz artık
ayrıldık seninle. Formaldehitte bekletilmiş bir beynin
içinde safhalar yaşıyor. Safhalar. Karşıdan O geliyor.
Olaylar, olaylar— sonra beni terk ediyor. Karanlık
yolculuğu iyi bilirsin sen. Kimse bilmez derinlerde
nefes almayı ne kadar iyi becerdiğini. Gelmedi beklediğin
an— Afakı boğdu köpüklü bir kan, bir duman. Parçalar
arasındaki ilişkiden doğan, filmik zaman. Safhalar.
25 Şubat 2026
