“hükmedemediğin düşüncelerin seni sen yaptı” | Sude Öztürk’ten bir şiir.

ΔS

 

ilk başta neden diye diye
bir tarih kitabı kaldı elimden dökülen
bu dünyayı düşündüğümden beri
hamleler kudrete ermedi
bu hak değil
bilmem
yarın neşe mi var
tek bir amaç
zamanın entropisini bulması için
nefesin değiyor boynuma
senin hormon sandığın
bu toprağa
camları kırdığın evin çatısına
bir damla su olsun diye dönen ışıkta
senin içinden gelmiyor bunlar
için bunlardan yaratıldı,
hükmedemediğin düşüncelerin seni sen yaptı
annenle baban anlaşamadı diye bu halde değilsin
böyle olması gerektiği için, toprağın sesi
tüm göğü aydınlattın ama yakamozundasın sandı
her yer aydınlıkken o sandalyede gözlerini kapattın
bir tek oraya mı güneş geldi sandın
sandın zaman ileriye akıyor zaman
fizik der ki
zaman simetriktir
geriye de
ileriye de
işler, zaman gibi
buna rağmen yanıma gelemezsin
termodinamik 2
kapalı bir sistemde
senin gibi
entropi daima artar
entropi artar, s
azalsaydı, benimle
benim gibi olurdun
tersine batırırdık güneşi
her şey daha bilindik ve geceden başlardı sesleri
her şey başladığında
küçücüktü, s
zamanın akışı,
düşükten yükseğe
entropiyi çoğaltır
heat deathe kadar kendimi yanlışlıyorum
s büyüyor, her şey anlamlı
maksimum entropi geldiğinde zamanın oku ileri akmayacak
olmayan bir senaryoyu yanlışlıyorum
oysa milyarlardan önce maksimum entropiye inanıyorum

 

gelecek olan gelecek,
enerji akışını bağla, her şey eşit sıcaklıkta
s, maksimumda
hiçbir iş yapılamaz
bilmem yani
bilmem yarın
ne kadar yıldız kalacak
statik bir denge kurulmadığı için yaşadığını anlayacaksın
bilmem yani
yarın neşe mi var
s, bir yaprak düşer
bir su ısınır
bir çocuk büyür
soğuk uzayla sıcak yıldız
hiçbir ayrım yoksa
hiçbir şey var değildir

 

neden varız anladın mı?
benim için
düşük entropi anomalisi
senin için
annenle babanın sevgililer günü yemeği