“kendi kendimeyim / kurtuldum sandığım zihnimin / ütülediği kafamda” | İlker Şaguj’dan bir şiir.

Orası Burası Kalbin

 

İşler ne zaman kötü gitse
deşilse her yerim sokakta
karşılaştığım manyaklardan bıçaklarla
Patlamalar olduğunda yüzeyinde auramın
sıçradığında kızgın yağ gibi lavlar
Gölgemin sızdırdığı petrollerde
can veren yapışık organlarıma
takıldığında iki gözüm
Otellere dönüşen yangınların
ağız dolusu sincaplarla
kalakaldığımda orta yerinde
Asırlar öncesinden kehanetlerin
gerçekleşecek günü bulduğu
o donuk günlerden birinde
art arda patlayan havai fişekler gibi
aklım arazilere atılmış yığınla tahtada
rüzgârda uçuşan poşetlerde takılıdır gözüm
Devasa gezegenlerin
köşede sıkıştırdığı ışık yılı dünyayı
tüm kâinatın içinde
Kavruk yazların
duvarlar üstündeki kertenkelelerin
arasında izini kaybettirdiği
Kurumuş yaprak çatırtılarının
geçmişten saçma sapan anıların
herkesten bir tek bende kalan anıların
aklımı yiyip yitirdiği günler
Her şeyin birden donuklaştığı ya da
ketumluğumun bir balina gibi
karaya vurduğu atmaya tutkun kalbiyle
Hayatın meymenetsiz
suratlar kadar sevimsizleştiği
karanlıklarla bataklıkların
aynı çamurda yoğrulduğu zaman
Ne kadar beceriksizce uzatıldığı
günlerden her lafın
Bunalım depremde ayakta kalan
binalar gibi içimde dimdikken
Dan diye karşıma çıkıveriyor
Yolumdayken her şey ismine ne cismine
Herhangi bir yerde rastladığım o kadın

 

Orası burası kalbimin açıkta
buradan beş dakika ufuk, şansım yaverlikte
tek geçiliyor ne zaman
Tıkır tıkır işler
güçler pek gorillerin sırtından
Gökyüzünde önce yağmur
güneş sonra, en kadim sıcaklık
berrak ve serin, tertemiz havada
tutuyorum elimde onu
ışıklar fedai önüm sıra
Sırra kadem basmış ayrılık
her gidenin arkasından
almış voltasını o da sinsice
Ölen her babayla birlikte pederane
fazla uzatmadan tırışka tembihleri
cartayı çekmiş ölüm
Yoksulluk cebindeki akreplerince
çulsuzların
zehre bulanmış amiyane
Kaygı normal seyrine dönmüş
artık tanıyamadığı kendinden
Göğsümdeki zıpkın gibi darlantı
yollarını ayırmış ciğerimden
Büzüşüklükte sabit dudaklarım
ıslık çalmaktan günlerce
nostaljik ama düşüncelere boğmayan
bir şarkıyı
Bundan böyle yaşıyorum
izin vermeden yıkmasına beni
içimdeki abanozlaşmış hüznün
Tüm çıkmazlar avcumda
tuzla buz
Pencereyi açtığım zaman
kendimden saydığım bir dışarıya
sevinç fışkırdığında içimden
Tek başınayım anlamında demek bu
kendi kendimeyim
kurtuldum sandığım zihnimin
ütülediği kafamda
Rüyalardan uykuya kötü baktığım gecelerle
gündüzleri geçiririm bazen
o rüyaların buruntusuyla.