Emrullah Şekerci’den üç yeni şiir.

BİR BENZEMEZİN GÜMBÜRTÜSÜNE TERS BAKMAK

 

başaşağı felç geçiren ten bizden bir şeydir
elifine curcuna patlatan sersem başaşağı

 

beliren alt-benliklerin ironisi sırasıyla başlar
rütbesi ağzında bir benzemezin tuzağı
sonsuz çürüyen tayfına sığmaz ve sayıklar
öfke bir bilinçle sonsuz süreğen yutkunluk

 

küçük basirete kıyak -şiddete aykırı davranırsın
ötünce ötekinin arzusu bizlere birkaç ölüm kadar
kayıp sahnede nasıl bakarız kendimize belirsiz
sonrası için öğretilen binler kere ölüm bizdendir

 

gövden çatladığında paralanır daniskası
hükmün huysuzluğu dilin perdesinde ve kesik
sonsuza irin çağırırsın ve tekilliğin örüntüsü
reşit veren çağda değiliz – gümbürtüsü sürsün

 

alışılmadık zerk bir çentik kadar bir ucu tende
külrengi parmaklarının doluştuğu ısırganlar kaydı
kayıtsız seslerin inkarı bunca benzersiz faile
sıra dönük dürüstlüğün içerisinde perde duvar

 

başaşağı görünen göğ bizden bir şeydir
afallayan seyri ve sonsuz süreğen başaşağı

 

 

RÜTBE ALAMETLERİ

 

artık kancasına bozuk biriktiren amansız inatla
senin nelerin ürperir ya da biçimsiz soru işaretim
istekle şiddeti yansıtır artık geri kalamazsın
herkese saldıran ve sonunda ıskalayan yaşamı
çıkışsız kapıların iziyle süregelen yatır bir dua

 

el yumaklarında balmumu tüter
oynatır kukla, izler bizleri eksik
sanrısı yaşamanın, sırtında ağır
ve.

 

benzersiz boğum yitime benzer
kafatasında belirsiz, biriktiren kırık
dökülen sessiz, çarpık inanç
ve.

 

mecrada sünnet, kime doğrulur
kan boşluklar türeyip ardında
sarkık kelimelerin izi bir bir
ve.

 

sonsuz kekeleyen ıssız, darağacında
ölçüsü eğrilir, sonsuz uyarılan
parmak ve leke, geride kalan
ve.

 

şimdiye mökkem bir zorluk görülüyor istisnaya dair
suçluyuz dememek için yaşamaktan ve evvelinde yaşama
demek bir zihnin reçetesi paylaşılıyor – görülürse görülsün eşik
daha kendine neler sığdıracaksın umarsız palavra
sonsuz kere doyurasın cesareti biçimsiz korkuluklarda

 

 

süreğen izler, beden ve diğerleri

 

corpse. birebir. farklıdır. istenç, sesleri ve süreğen.

 

sonu harapolunan aynı kelimenin.
sonu yine aklımda uluyan sersem.

 

seyri tan aydınlığı vaktinde dolmuş
yüzüstü sıçrayan şehvetin karşımı

 

beliren izler maskeni yırtar
beliren gümbürtüde ve kesik

 

taşkın simgenin kuyruklu katranı
birbirlerinin sesinde ve duyar duymaz

 

bilfiil benzemezler yarası açıldığında
derimi karıştırıyorum gölgeler selamında

 

aldı dirimi cinsiyeti sultanlar böğrünce
zehri aşıp uyurgezer açıktan yana

 

armalı tarihe bulanır benzemezin talihi
sürecek olan katran ve zifire merhamet

 

kan revan bakışı zamanla halk öğretir
ve esirin örüntüsünde parçalar zamanı

 

utanç harfleri uzlaştıkça takla atar
balmumu tasviri yayılarak kendine

 

aralarında hazlar birleşerek döner
süreğen izler, beden ve diğerleri

 

gerilir, kendinde. istek, taşır  -sessizliğin ve sonunda.