“Sen gittin balkonları salona kattılar” | Can Kılınç’tan bir şiir.

SEN, GİTTİN

 

Sen gittin ben yakınlarımı kaybettim

Cenazeler kaldırdım cenaze yemekleri verdim

Sen gittin yemekler dağıttım

Fırsatım olmadı özür dilerim beynimi dağıtamadım

Onun yerine çocuklara bayram şekeri dağıttım

Kapım çalındı polis sandım

Sen gittin çalan kapıları sadece araladım

 

Sen gittin balkonları salona kattılar

Kaçak kat çıkarak insanların ömürlerini kısalttılar

Bu şehirde taksiler otogarlara gitmiyor artık

Sen gittin. Yeni müfredatta coğrafyayı kader kabul etme zorunluluğu getirdiler

 

Gittin, müezzinler sabah ezanlarını daha geç okumaya başladı

Kendimde bir off tuşu aradım bulamadım

Sen gittin otogarlardan çıkmıyor otobüsler,

dağıtılan ikinci sınıf kekler yarım kaldı

Ben süremedim yüzümü yüzüne

Onun yerine avuçlarımı yaktım bir soba ateşinde

 

Sen gittin istifa ettim

Yedi otobüsüne yetişemedim

Yetişsem de eve yine geç giderdim

Sen gittin Ankara’da trafik sıkıştı

Şehre bir damla yağmur düşse gökten

köprü altları yağmur suyuyla, annemin avuçları tuzlu suyla dolardı

 

Avcumu bilmediğim duaları okumak için allaha açtım

Nasıl davranılır bir cenazede dedem ölünce anladım

Sen gittin, dedem öldü

Nikah defteri yerine not defterlerine karaladım imzamı

Sen, gittin. Otuz yaşıma basmadan darbe üzerine darbe yedim

Sen, gittin. İsveçli bilim insanları tedavülden kalktı.