çoğu zaman silueti kendisinden önce geliyor
gölgesi ayakkabımın ayağımdan önce
zemine kapaklanıp yere kilitlenişi
temasımın yoğunluğunda dile oturuyor
delikteki dönüş benim için sadece temas
beni kendime getiren beni kendime götüren büyük bir şey
gözlerimi kapatıp yanımdaki ağaçla kendime yukarıdan bakıyorum
ağacın çevresi yarısı bitmiş yolumun kalanını oluşturuyor
bir o kadar da onun etrafında dönüyorum
benden daha uzun süredir orada olduğunu
ama benden daha az beklediğini söylüyor
sona yaklaşıyoruz
gözlerimiz ayrılmadan
birbirimizi gerçeğin içinde görüyoruz ilk defa
var dediğim her şey toprağın içinde kayboluyor
her şeyi yutuyor
ya yutuyor ya da yutmak için bekliyor
kendim olan her şey her daim kendimle aynı havuzda karışıyor
farklı zamanlarda da olsa tanışıyor
kendimizle ayrı kendilerinizle ayrı tanışıyorum
niyetim hiç ayrılmadan aynı makinede yıkanabilmek
hava sıcaklığı bugün de magmaya doğru artıyor
yeni komşumuz karıncayla el ele tutuşup geçmişlerimizi değiştiriyoruz
ilgisi olan konular yerlerini koruyor
ayağımı koymak yerine uzatmak
kollarımı sallandırmak yerine bırakmak
bu çekimin varlığı sanki öyle bir anda ki
hayatımdaki yüzleri, sesleri, masaları üstleniyor
bu dünya neleri taşıyor?
aslolan asıl yerde hiçbir şey kaybolmuyor
bu zemini takip eden bir yerlerde
bu yolu takiben çok az ileride
yer altında dönüşmekte
gözüme değen içime katılıyor
bardağın altında masa olmasa bardak yere düşer
havanın içine madde dolmasa
sıkıştırmasa
maddeler maddeleri tutmasa
hepsi
bir anda
yere düşer
çok büyük bir gürültü kopuyor bu yüzden tam hisar’a vardığımda
her şey yere düştüğünde her şey birleşiyor
iki şey arasındaki sınır kalktığında artık tek şeyden bahsetmeye başlıyoruz
düzlük zeminle kavuşmayı bir şekilde biliyor
unuttu mu
hatırlıyor
sadece yürüyorum
taşımadan
taşınmamış
benim elimde hiçbir şey yok
ne ile başlayan soru sayısı dördü geçmiş
kime neyi neden niçin anlatıyorum?
çarpıyla çarpı çarpılınca mı büyük patlama oldu?
fark ettiklerimizi fark etmemek uğruna taşıdığımızı fark etmek için
daha ne kadar bekleyeceğim?
evrende genişleme değil, küçülme sınırlı olan
en küçük sayı 1 ise
alt sonsuz ve üst sonsuz arasındaki çizgi sonsuz olmayan tek şey ise
kontrolsüz çekilmiyoruz
yer
her şeyi aşağıya çekiyorsa
kontrolsüz çekmiyor
bedenim yere paralelse de engel değil
çekimi hissedilen bir çağ başlayan
bir arada durmamak korkunç değil
asıl sallantıda sallanmaya direnirsek düşeriz
farklı yerlerde tek başımıza topluca sallanıyoruz
bu sallantının içinde yalpalamaya meyilliyiz doğuştan
tutunma arzusu ile arayıcı ellerimiz
doğduğumuzda minicikti
bunu düşünmek tüm nefesimi düzene sokuyor
çünkü biliyorum ki
oradan ve bu şehirden ve bu koridor olmak üzere her birinden
eğer sakin olursak
geçebiliriz içlerinden
galaksiler ve galaksilerden öte varlığımız
buna son derece müsait