“İnsan telekomünikasyon devidir çünkü arar / aradığını bulamasa, bulduğunu bunasa bile arar” | İlker Şaguj’dan bir şiir.

Tanıyor Olabileceğin Cinliler

 

Ne kadar keskinmiş dediğiniz bıçakları

görmediğiniz anlarda birimiz mutlaka biliyordur

Gözler seğirmelerle başlayarak batmalara

batmanın acısından fışkıran iğnelerin ciyak ışıltısı

eli perdeletecek bir kamaşmadan

çiziklerle dolu seslerin kasap koptuğu

parmak aralarından sızan ürkek bakışlar önünde

canavarın ağzında parçalarının yalanıp yutulduğu

kendi payına korkudan el süremezken sen.

 

Yıkıntılar arasında hortlağı Borchert’in,

bembeyaz kesilmiş çarşafını üstüne çekiştiren

yarı cesetler, ölülerini fareler kemirmesin diye

başında bekleyen çocuğa anlattığı tavşan hikâyesini

yemez ki bu arkası kalabalık cesetler

hep birlikte hayalete yeni bir yol bulmalı bitmesin diye çarşafı

altına saklanmış mahalleli, çarşı eşrafı, kalmasın diye üstsüz

bir yol ama kaç günde tamamlanacak kim bilir yol

şehir trafiğini tıkayacak, içinden çıkılamayan kenti daha çıkılmaz kılacak

bitmeyen kuyrukların arkasında kertik kürtük uzanıp gidecek

kimsenin gelip gitmesine, iz miz sürülmesine yaramayacaksa

hiçbirimizin işine gelmez, yapımı ne akıldan geçmesi o yol

şimdilik lafı edilmek olarak dursun, söz ağızda fake atadursun.

Sonra hortlağın bembeyaz kesilmiş uyduruk çarşafını

bitirmesin kalan sağlar, cesetlerin sarıldığı battaniyelerin

örtülsün üstüne, ölüsünü arayanı devasa bir hayalet

fikriyle korkutup kaçırsın belki biraz avutsun.

 

İnsan telekomünikasyon devidir çünkü arar

aradığını bulamasa, bulduğunu bunasa bile arar

enkaz altındakilerin ulaşılmazlığına yetmez aklı

molozların üstünde bayrak dikilecek yer bakan zevzek astronot,

yaralı hayvanın son nefesini vereceği tenhalıktan köşk

acı çeken kedinin saatlerce duracağı yeri bulması, yani öyle

musallat olmaya yer arayan cinlerin hazırda bahanesi gibi

kireç kaçmış boğazlardan iniltiyle çıkacak o sesi

işte arar, arar

ıskartada umarların kol gezdiği sokaklardan yana.

 

Tanıyor olabileceğin cinli biri anlatır bunları

bir zamanlar kırmızı giymesi Maraş’ın dağ başında

kocakarının teki tarafından yasaklanmış

her yeri dümdüz olan âlemlerden kaçıp gelmiş

yüzüne kezzap inmiş biri tanınmaz hâlde

önüne çıkanları sürüklemekten bitap düşmüş tsunami

mutlaka bunalımda ve geçmişinden içi burula burula

bu kez onu görenlerin değil kendi tutulmuş dili

geveler bakla bakla ağzındakini,

söyleyecekleri çünkü yitmiş, koparmış ipini o kayıplar arasında.

 

Sana önerilen cinlilerden bu kaldı elimizde

Instagram hikâyesinde paylaşacak kalmadı hiç anısı geçmişten

ister takip cihazı ister uzaktan kumandalı bomba

yoksa terso dahi ayakları, nereye sürecek acaba?