Devrimiz İçin Kıyamet
boşluk çağı için minör etik
1 Bir öte gördüm.
2 Kalimnos Adası’ndaydım
3 Geceydi, ilkyaz gecesi yıldızlar gecesi
4 Uzanmıştım ama hiç uyumadan
5 Görürdüm titreşen aksini
6 solgun denizde Akyıldız ve Aldebaran. Vega ağıyordu kurak dağdan
7 Avcı Orion batıyordu Çalgı Lyra doğarken
8 Yer ıssız gök boştu.
9 Ben de yumdum gözlerimi gördüm dünyayı bütün
10 Çölleşirken dereler seller nehirler
11 akmaz olmuş akarsuların yükü tozdu
12 Denizler çöpten çürüyordu
13 okyanuslar kokuşmuş cansız
14 Tepelerde ağaçların iskeleti
15 dağlar bile hayalet
16 Kalanı da arzın şehir bürümüş
17 kutuptan kutba tek megapol
18 Toprağı kangren havayı zehretmiş
19 ve bu korkunç çıbanın kalın gri keseciklerinde
20 Bozarık lavralar yapış yapış
21 kımıl kımıl sayısız sınırsızca yayılan
22 Buydu insan türünden geriye kalan
23 cümle cihana şehrin hükmü çökmüş
24 Yıkmış hiç etmiş başkaca hükmü.
25 Dağ taş cevhere, som altın pula dönmüş
26 Nebatat suni ağaçlar ölü ormanlar fosil
27 Hayvan namına kalan farelerle sineklermiş
28 Alem Murdar olmuş
29 Balıklar yarmaz artık dalgaları
30 Kuş kanadı gök mavide birbirine değmezmiş.
31 Makineler yeri yarmış göğü delmiş
32 Yerin dibine geçmişler
33 dönerek çember çember
34 Ve ne varsa dönen devinen
35 insan suretiyle dolmuş
36 Ne gece kalmış ne gündüz her şey loş
37 Gölgelerden ibaretmiş
38 Yarlarda dolanan sayısız
39 ve güneşsiz gölgeler de gölgesizmiş
40 Yeraltında yaşayuben hemen her daim
41 Ne günün parlak ışığı ne berrak koyuluğu gecenin
42 Ve havadan yelden yağıştan mahrum muazzam kulelerde
43 artık tek duyulan gümbürtülermiş
44 Gıcırtılar vızıltılar
45 cayırtısı sirenlerin sinsi ıslıklar
46 Boğuk bir uğultu donuk bir dağdağa
47 ne şan ne ün ne nağme yok bir kuş çığlığı bile
48 Seherin bakalı gurubun ardıçkuşu lâl
49 müzik mevt olmuş göçmüş dünyadan ezgi
50 Geveze sazlar, kemanların sert yeli
51 Ağlayışı akarsuda söğütlerin, yok artık titreşen
52 Ulu müzikle. Koca orgları mabetlerin
53 artık ancak dilsiz hançereler demirden
54 Adem ayıtmaz olmuş ne çiçeğe ne yıldıza.
55 Akşamın ahengi kubbelerin ahengi
56 Yankı bulmaz gayrı o havalarda.
57 Ne bir koku kalmış burun sızlatan
58 Ne bir okşayış bağların yalın çiçeklerinde
59 Ne de bir tat toprağın ağzında yağmur ertesi.
60 Kör bir sis çöktü yekten sessiz
61 şehirlerin ölü cangılına, bir Şey görmez oldum.
62 Açtım yumulu gözlerimi.
63 Ve gördüm sular üzerinde tek kanat çırpışıyla açıldı bu Kitap
64 Okuyan sesi duydum
65 Samanyolu’nun ak çayından dökülen
66 Eydür:
67 Önce Boşluk vardı
68 ve Boşluk Adsızdı
69 Boşluk adsızdı
70 Ve Adsız hep vardı
71 Önce ezeldi
72 ve ezel ebeddi.
73 Sonra Boşluk Işık oldu
74 ışıldayan ışın saçan
75 ışık boşluktan saçıldı
76 Sabit patlar yalabık
77 ve ışık madde oldu
78 kuark elektron nötrino
79 Döne döne dönedura galaksiler Samanyolu
80 yıldızlar gezegenler Güneş Yer deniz hava
81 Okyanus dibinde bakteri alg ilkel yaşam
82 Ve nihayet Yerüstü’nde bitey direy yaban
83 ve ormanın bir kayıp köşesinde
84 koca gözlü küçük lemurgil
85 Ve sonra art ayakları üzerinde dikelip
86 başını yükseltip savanadan
87 elleri göğe uzanarak
88 çamurdan olma İnsan
89 erkeği kadını çocuğu
90 hassas tür gececil güncül gezgin
91 Senden önce Hep vardı, hepsi var olmuş
92 Hep bitmiş hep başlamıştı yeniden
93 Senden önce vardı alem de sen yoktun
94 Sen yoktun Hep vardı
95 sonra sen oldun
96 henüz var olmadan
97 Olmadan tasarlandın.
98 sendin daha sen olmadan
99 var değildin sonra oldun
100 Doğmadan bir evvel ömrün oldu senin
101 ilkel yaşam sucul yaşam koynunda denizin
102 sonra doğdun
103 İlk havayı soludun
ilk çığlığı attın
104 Kör kamaşmış dünyadan
Gözler fal taşı anlam yokluğunda
105 aciz anlamaktan
Bil ki başta yoktun
106 Ancak bir devamısın
değilsin bile iptida
107 Başlamak zaman ister
Sen zamana atılmıştın.
108 ama sende zaman yoktu daha
Başa gelince
109 Gün gelir de ona değersen
ol dem
110 sona yakınsın
Cismin atomdan edildi
111 yıldızlarda dövüldü
madde ve ışıksın sen
112 Evren’den neşet eden
dokunmuş dalgalardan tellerden
113 cismin Alem içre alem
o Hep oldurgan seni
114 Toprak Anan Gök Baban
say onları!
115 Köken’dir, Doğa’dır
sana can veren
116 yaşamın buna bağlı hepten
117 Taşlar gibi
yer çeker sen düşersin
118 Tırman yamaçlara
Ve dal dibine mezarların
119 hafifliği havadan öğren
derin ağırlığı yerden
120 Adı Doğa
Doğmadan önce
121 sana can veren Adsız’ın
İçin dışın doğaydı Hep
122 akış akışkan akarsu su
ateş alev alaz
123 Nefes ısı ten
beden yürek teller
124 ses can boş titreşimler
Soluklar.
125 Doğa İçre’dir
Dışra olduğu kadar
126 Çevre değil o
ne etraf ne civar ne de ırak
127 sendedir O ve haldaşın
Bak O’na özün gibi!
128 Aldığın nefesten önce havasız
dokuz ay suda yüzdün
129 Hatırla
karacıl olmadan önce balıktın!
130 Kuş olma arzun ulu Düş’tür
132 Bu bidayet ve nihayet
Geldiğin deniz, gideceğin hava
şarkısı Sirenlerin
Şarkı ve Uçuş!
133 Söyle balıklara!
Kuşlara vaaz et!
134 Onlar evvelin ve düşün senin
daldığın arzu lakin
135 unutayım deme gayri
Sen Karacıl’dan ibaretsin.
136 Taş oldun
Nebat oldun
137 Sen Hayvansın
ayrılmaz tenle tin
138 hayvan ruhu
Nefes ve madde
139 ışık ve gölge
bilinç ve bilim
140 Ayrı düşmez asla
yoksa azap kesin
141 maddenin kutsalı
Tine kıymadan!
142 Bırak taşların serabı
madende derin dinlensin
143 Ormanı savun
yaban kaçtığın yeri!
144 Hayvan’ı Koru
Onlar kardeşin senin.
145 Öyle ki bize yakın
ve biz kadar Hayat’a can olanlar
146 Sen gibi hür dirilik bilsin!
acıyı ve hazzı bilen bir can onlarınki
147 yabancı değil
onlara hüzün ve neşe
148 Yapma onlara ne varsa
sana yapılsın istemediğin
149 Ve onları yiyorsan
sen de yenmeyi kabul etmelisin
150 ve av olmaktan korkmadan!
151 Hayvan’ı öldürmegil
152 Ağaç’ı kesmegil
153 İnsan’a el kaldırmagil
154 Kişi sen çamurdan olma cansın
tevazu bil
sev yeri gönlün alçak dursun!