Yves Ouallet’den bir şiir (Çeviren: Ebru Erbaş).

Devrimiz İçin Kıyamet

boşluk çağı için minör etik

 

 

1          Bir öte gördüm.

 

2         Kalimnos Adası’ndaydım

 

3          Geceydi, ilkyaz gecesi yıldızlar gecesi

 

4          Uzanmıştım ama hiç uyumadan

5          Görürdüm titreşen aksini

 

6          solgun denizde Akyıldız ve Aldebaran. Vega ağıyordu kurak dağdan

7          Avcı Orion batıyordu Çalgı Lyra doğarken                                     

 

8          Yer ıssız gök boştu.

9          Ben de yumdum gözlerimi gördüm dünyayı bütün

 

10        Çölleşirken dereler seller nehirler

11        akmaz olmuş akarsuların yükü tozdu

 

12        Denizler çöpten çürüyordu

13        okyanuslar kokuşmuş cansız

 

14        Tepelerde ağaçların iskeleti

15        dağlar bile hayalet                                        

 

16        Kalanı da arzın şehir bürümüş

17        kutuptan kutba tek megapol

 

18        Toprağı kangren havayı zehretmiş

19        ve bu korkunç çıbanın kalın gri keseciklerinde

 

20       Bozarık lavralar yapış yapış

21        kımıl kımıl sayısız sınırsızca yayılan

 

22        Buydu insan türünden geriye kalan

23        cümle cihana şehrin hükmü çökmüş

 

24        Yıkmış hiç etmiş başkaca hükmü.

25        Dağ taş cevhere, som altın pula dönmüş

 

26        Nebatat suni ağaçlar ölü ormanlar fosil

27        Hayvan namına kalan farelerle sineklermiş

 

28        Alem Murdar olmuş

29        Balıklar yarmaz artık dalgaları

 

30        Kuş kanadı gök mavide birbirine değmezmiş.

31        Makineler yeri yarmış göğü delmiş

 

32        Yerin dibine geçmişler

33        dönerek çember çember

 

34        Ve ne varsa dönen devinen

35        insan suretiyle dolmuş

 

36        Ne gece kalmış ne gündüz her şey loş

37        Gölgelerden ibaretmiş

 

38        Yarlarda dolanan sayısız

39        ve güneşsiz gölgeler de gölgesizmiş

 

40        Yeraltında yaşayuben hemen her daim

41        Ne günün parlak ışığı ne berrak koyuluğu gecenin

 

42        Ve havadan yelden yağıştan mahrum muazzam kulelerde

43        artık tek duyulan gümbürtülermiş

 

44        Gıcırtılar vızıltılar

45        cayırtısı sirenlerin sinsi ıslıklar

 

46        Boğuk bir uğultu donuk bir dağdağa

47        ne şan ne ün ne nağme yok bir kuş çığlığı bile

 

48        Seherin bakalı gurubun ardıçkuşu lâl

49        müzik mevt olmuş göçmüş dünyadan ezgi

 

50        Geveze sazlar, kemanların sert yeli

51        Ağlayışı akarsuda söğütlerin, yok artık titreşen

 

52        Ulu müzikle. Koca orgları mabetlerin

53        artık ancak dilsiz hançereler demirden

 

54        Adem ayıtmaz olmuş ne çiçeğe ne yıldıza.

55        Akşamın ahengi kubbelerin ahengi

 

56        Yankı bulmaz gayrı o havalarda.

57        Ne bir koku kalmış burun sızlatan

 

58        Ne bir okşayış bağların yalın çiçeklerinde

59        Ne de bir tat toprağın ağzında yağmur ertesi.

 

60        Kör bir sis çöktü yekten sessiz

61        şehirlerin ölü cangılına, bir Şey görmez oldum.

 

62        Açtım yumulu gözlerimi.

63        Ve gördüm sular üzerinde tek kanat çırpışıyla açıldı bu Kitap

 

64        Okuyan sesi duydum

65        Samanyolu’nun ak çayından dökülen

 

66        Eydür:

 

67        Önce Boşluk vardı

68        ve Boşluk Adsızdı

69        Boşluk adsızdı

 

70       Ve Adsız hep vardı

71        Önce ezeldi

72        ve ezel ebeddi.

 

73        Sonra Boşluk Işık oldu

74        ışıldayan ışın saçan

75        ışık boşluktan saçıldı

 

76        Sabit patlar yalabık

77        ve ışık madde oldu

78        kuark elektron nötrino

 

79        Döne döne dönedura galaksiler Samanyolu

80        yıldızlar gezegenler Güneş Yer          deniz   hava

81        Okyanus dibinde bakteri alg ilkel yaşam

 

82        Ve nihayet Yerüstü’nde bitey  direy    yaban

83        ve ormanın bir kayıp köşesinde

84        koca gözlü küçük lemurgil

 

85        Ve sonra art ayakları üzerinde dikelip

86        başını yükseltip savanadan

87        elleri göğe uzanarak

 

88        çamurdan olma İnsan

89        erkeği kadını çocuğu

90        hassas tür gececil güncül gezgin

 

91        Senden önce Hep vardı, hepsi var olmuş

92        Hep bitmiş hep başlamıştı yeniden

93        Senden önce vardı alem de sen yoktun

 

94        Sen yoktun Hep vardı

95        sonra sen oldun

96        henüz var olmadan

 

97        Olmadan tasarlandın.

98        sendin daha sen olmadan

99        var değildin sonra oldun

 

100      Doğmadan bir evvel ömrün oldu senin

101      ilkel yaşam sucul yaşam koynunda denizin

102      sonra doğdun

 

103      İlk havayı soludun

            ilk çığlığı attın

104      Kör kamaşmış dünyadan

 

            Gözler fal taşı anlam yokluğunda

105      aciz anlamaktan

            Bil ki başta yoktun

 

106      Ancak bir devamısın

            değilsin bile iptida

107      Başlamak zaman ister

 

            Sen zamana atılmıştın.

108      ama sende zaman yoktu daha

            Başa gelince

 

109      Gün gelir de ona değersen

            ol dem

110      sona yakınsın

 

            Cismin atomdan edildi

111      yıldızlarda dövüldü

            madde ve ışıksın sen

 

112      Evren’den neşet eden

            dokunmuş       dalgalardan tellerden

113      cismin Alem içre alem

 

            o Hep oldurgan seni

114      Toprak Anan Gök Baban

            say onları!

 

115      Köken’dir, Doğa’dır

            sana can veren

116      yaşamın buna bağlı hepten

 

117      Taşlar gibi

            yer çeker sen düşersin

118      Tırman yamaçlara

 

            Ve dal dibine mezarların

119      hafifliği havadan öğren

            derin ağırlığı yerden

 

120      Adı Doğa

            Doğmadan önce

121      sana can veren Adsız’ın

 

            İçin dışın doğaydı Hep

122      akış akışkan akarsu su

            ateş alev alaz

 

123      Nefes ısı ten

            beden yürek teller

124      ses can boş titreşimler

 

            Soluklar.

125      Doğa İçre’dir

            Dışra olduğu kadar

 

126      Çevre değil o

            ne etraf ne civar ne de ırak

127      sendedir O ve haldaşın

 

            Bak O’na özün gibi!

128      Aldığın nefesten önce havasız

            dokuz ay suda yüzdün

 

129      Hatırla

            karacıl olmadan önce balıktın!

130      Kuş olma arzun ulu Düş’tür

 

132      Bu bidayet ve nihayet

            Geldiğin deniz, gideceğin hava

            şarkısı Sirenlerin

 

            Şarkı ve Uçuş!

133      Söyle balıklara!

            Kuşlara vaaz et!

 

134      Onlar evvelin ve düşün senin

            daldığın arzu lakin

135      unutayım deme gayri

 

            Sen Karacıl’dan ibaretsin.

136      Taş oldun

            Nebat oldun

 

137      Sen Hayvansın

            ayrılmaz tenle tin

138      hayvan ruhu

 

            Nefes ve madde

139      ışık ve gölge

            bilinç ve bilim

 

140      Ayrı düşmez asla

            yoksa azap kesin

141      maddenin kutsalı

 

            Tine kıymadan!

142      Bırak taşların serabı

            madende derin dinlensin

 

143      Ormanı savun

            yaban kaçtığın yeri!

144      Hayvan’ı Koru

 

            Onlar kardeşin senin.

145      Öyle ki bize yakın

            ve biz kadar Hayat’a can olanlar

 

146      Sen gibi hür dirilik bilsin!

            acıyı ve hazzı bilen bir can onlarınki

147      yabancı değil

 

            onlara hüzün ve neşe

148      Yapma onlara ne varsa

            sana yapılsın istemediğin

 

149      Ve onları yiyorsan

            sen de yenmeyi kabul etmelisin

150      ve av olmaktan korkmadan!

 

151      Hayvan’ı öldürmegil

 

152      Ağaç’ı kesmegil

 

153      İnsan’a el kaldırmagil

 

154      Kişi sen çamurdan olma cansın

            tevazu bil

            sev yeri gönlün alçak dursun!